Geçmişi anlamak, bugünün şehir yaşamındaki en sıradan görünen uygulamaların bile aslında uzun bir toplumsal ve siyasal birikimin ürünü olduğunu fark etmeyi sağlar. Antalya’da Bayramda Ulaşımın Ücretsizliği: Güncel Bir Uygulamanın Tarihsel Arka Planı Kentsel kamusal hizmetlerin dönüşümü ve bayram geleneği Antalya’da bayram dönemlerinde toplu taşımanın ücretsiz olması, yalnızca güncel bir belediye kararı olarak okunamaz. Bu tür uygulamalar, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan kamusal alan anlayışının, şehirleşmenin ve sosyal devlet fikrinin geçirdiği dönüşümlerin bir sonucudur. Kamusal ulaşımın “bayramda ücretsiz olması” fikri, aslında toplumun ortak değer üretme biçimlerinin modern şehir yönetimine yansımasıdır. Tarihsel bağlamda bayramlar, yalnızca dini ritüeller değil, aynı zamanda sosyal eşitliğin geçici olarak…
Yorum BırakAkıcı Fikir Nehri Yazılar
Eğin Dedikleri Nerenin Türküsü? Bir Yörenin Ötesine Taşan Hafızanın İzleri Eğin dedikleri nerenin türküsü? Bu soru, ilk bakışta basit bir coğrafya merakı gibi duruyor. Ama işin içine biraz kulak kabartınca, mesele sadece bir yer adı olmaktan çıkıyor; hafıza, göç, ağıt, aşk ve toplumsal dönüşüm birbirine karışıyor. Ben de Konya’da yaşayan 26 yaşında biri olarak, bu türkünün peşine düşerken kendimi sürekli iki farklı zihinsel mod arasında gidip gelirken buluyorum. Bir tarafım mühendis gibi “veri nerede, kaynak ne diyor?” diye soruyor, diğer tarafım ise “bu ses neden içime dokunuyor?” diye susturulamıyor. Eğin Dedikleri Nerenin Türküsü? Coğrafyanın Net Cevabı En temel ve en…
Yorum Bırakİnsanların kritik anlarda verdikleri tepkileri izlemek, özellikle de sağlık ve yaşam söz konusu olduğunda, zihnin nasıl çalıştığına dair en güçlü ipuçlarını sunar. Yoğun bakım gibi yüksek stresli bir ortamda hem hasta yakınlarının hem de toplumun “ücret” kavramına yüklediği anlam, yalnızca ekonomik bir mesele değildir; aynı zamanda algı, kaygı, adalet duygusu ve bilişsel çarpıtmaların iç içe geçtiği bir psikolojik alandır. Bir hastanın yoğun bakıma alınması haberi çoğu zaman zaman algısını bozar. Dakikalar uzar, belirsizlik artar, kontrol hissi azalır. Böyle bir ortamda “yoğun bakım hastalarından ücret alınır mı?” sorusu bile teknik bir merak olmaktan çıkar, zihnin güvenlik arayışının bir parçasına dönüşür. İnsan…
Yorum BırakEn büyük Türk ülkesi hangisidir? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Okuma Kavramsal Çerçeve: “En büyük” ne anlama geliyor? “En büyük Türk ülkesi hangisidir?” sorusu ilk bakışta basit bir coğrafya sorusu gibi görünse de, içine girildiğinde oldukça katmanlı bir tartışmaya dönüşüyor. “Büyüklük” dediğimiz şey yalnızca yüzölçümü mü, nüfus mu, ekonomik güç mü, yoksa kültürel etki mi? Bu soruyu tek bir ölçüte indirgediğimizde, aslında birçok görünmezliği de beraberinde üretiyoruz. Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan geniş Türk dünyası içinde farklı ülkeler, farklı toplumsal deneyimler barındırıyor. Coğrafi olarak bakıldığında Kazakistan en geniş yüzölçümüne sahip Türk ülkesi olarak öne çıkarken, Türkiye nüfus, ekonomik…
Yorum BırakBir Sabah Kayseri’de Sessiz Bir Başlangıç Sabahın erken saatleri… Kayseri’nin o kendine has serinliği mutfağın içine kadar sızmıştı. Perdelerin arasından giren solgun ışık, tezgâhın üzerinde donuk bir şekilde duran su ısıtıcısına vuruyordu. O an fark ettim; aslında evdeki her şey biraz yorgun görünüyordu. Ben de öyleydim. Gece boyunca uyuyamamıştım. Günlük defterimi açıp uzun uzun yazmış, sonra sayfaların arasında kaybolmuşum gibi hissederek kapağı kapatmıştım. İçimde bir ağırlık vardı; sanki anlatamadığım şeyler mutfağın duvarlarına sinmişti. Su ısıtıcısını elime aldığımda içimde küçük bir hayal kırıklığı büyüdü. İç yüzeyinde beyaz, sert tabakalar vardı. Kireç… Ne kadar temizlersem temizleyeyim geri gelen o inatçı izler. O…
Yorum Bırakİnsanların dünyayı anlama biçimleri çoğu zaman bilimsel kavramlarla toplumsal deneyimlerin iç içe geçtiği bir yerde başlar. Basit bir kimya sorusu gibi görünen “Na hangi değerliği alır?” ifadesi bile, biraz yakından bakıldığında yalnızca bir elementin davranışını değil, toplumsal ilişkilerin nasıl kurulduğunu düşünmek için bir metafora dönüşebilir. Çünkü bazen bir atomun eğilimi, bir toplumun eğilimlerini anlamak için beklenmedik bir pencere açar. Na hangi değerliği alır? Temel Kavramdan Toplumsal Okumaya Bugünkü konumuz Na hangi değerliği alır. Hoze olarak bu başlığı yakından incelemeye başlıyoruz. Sodyum (Na), periyodik tabloda 1A grubunda yer alan bir elementtir ve kimyasal olarak en bilinen özelliği +1 değerlik almasıdır. Yani…
Yorum BırakGöz Işık Hassasiyeti Nasıl Geçer? Ekonomik Bir Perspektiften Derin Okuma Günlük hayatta gözlerde oluşan ışık hassasiyeti çoğu zaman tıbbi bir rahatsızlık gibi düşünülür. Oysa biraz daha dikkatli bakıldığında bu durumun, yalnızca biyolojik değil; ekonomik kararların, kaynak dağılımının ve toplumsal üretim biçimlerinin de bir sonucu olduğu görülür. Çünkü her sağlık sorunu, bir yerde zaman, para ve dikkat gibi kıt kaynakların nasıl kullanıldığıyla doğrudan ilişkilidir. Göz ışık hassasiyeti nasıl geçer sorusu, bu açıdan yalnızca “ne yapılmalı?” sorusu değildir. Aynı zamanda şu soruyu da içinde taşır: “Hangi seçimler bizi bu noktaya getirir ve bu seçimlerin ekonomik maliyeti nedir?” Kaynak Kıtlığı ve Göz Sağlığı:…
Yorum Bırakİstanbul’da Günlük Hayatın İçinde “Cosmos”u Düşünmek İstanbul’da sabah işe giderken metroya bindiğimde, çoğu zaman insanların yüzlerine bakarım. Kimisi uykusuz, kimisi aceleci, kimisi de sadece boşluğa bakar gibi… 29 yaşındayım ve bir sivil toplum kuruluşunda çalışıyorum. Gün içinde toplumsal eşitsizlik, haklar, görünmez ayrımcılıklar üzerine çok konuşuyoruz ama bazen teorik olan şeylerin gerçek hayatta nasıl karşılık bulduğunu en iyi sokakta anlıyorum. Geçen gün metroda elinde telefonla belgesel izleyen bir genç dikkatimi çekti. Başlığı net görünüyordu: “Cosmos belgeseli ne anlatıyor?” Bir an istemsizce baktım. Çünkü bu soru aslında sadece bir belgesel sorusu değil, hayatın kendisine dair bir merak gibi duruyordu. Cosmos, evrenin nasıl…
Yorum BırakKrom mu alüminyum mu daha sağlamdır? Zihnin malzemeyi nasıl “güç” olarak kodladığı üzerine psikolojik bir okuma Bu yazıda Krom mu alüminyum mu daha sağlamdır ile ilgili temel kavramları Hoze diliyle açıklıyoruz. İnsan davranışlarını anlamaya çalışırken, çoğu zaman dış dünyadaki nesneleri yalnızca fiziksel özellikleriyle değerlendirdiğimizi sanırız. Oysa zihnin çalışma biçimi, gördüğümüz her şeyi önce duygusal bir filtreye, ardından bilişsel bir şemaya dönüştürür. “Krom mu alüminyum mu daha sağlamdır?” sorusu da ilk bakışta teknik bir karşılaştırma gibi görünse de, zihinsel süreçlerin içine girildiğinde oldukça katmanlı bir algı alanına dönüşür. Bu tür soruların zihinde yarattığı ilk tepkiyi gözlemlediğimde, çoğu insanın “daha ağır olan…
Yorum BırakAnlatıların Kesişim Noktasında: Jeff Bezos ve Lauren Sánchez’in Karşılaşması Üzerine Edebi Bir Okuma Kelimeler yalnızca gerçekliği tarif etmez; onu yeniden kurar, parçalar, eğip büker ve çoğu zaman görünmeyen bağlantıları görünür hale getirir. Bir karşılaşma hikâyesi, özellikle de kamusal figürlerin hayatında gerçekleşen bir temas, hiçbir zaman yalnızca “nasıl tanıştılar?” sorusunun cevabına indirgenemez. Çünkü edebiyatın temel sezgisi şudur: Her karşılaşma, başka metinlerin yankısıdır; her bakış, başka bir anlatının devamıdır. Jeff Bezos ve Lauren Sánchez’in yollarının kesişmesi de tam bu noktada, tekil bir olay olmaktan çıkar ve modern çağın anlatı ağları içinde dolaşan bir hikâyeye dönüşür. Bu hikâye, yalnızca iki bireyin buluşması değil;…
Yorum Bırak