Kent sahibi nereli? sorusu neden bu kadar merak ediliyor? Bugün “Kent sahibi nereli” konusunu daha yakından inceleyerek merak edilen detaylara değineceğiz. Günlük hayatta bazı markalar var ki, onları sadece rafta gördüğümüzde değil, arkasındaki hikâyeyi düşündüğümüzde de merak ediyoruz. “Kent sahibi nereli?” sorusu da tam olarak böyle bir yerden çıkıyor aslında. Bursa’da yaşayan, ofiste günün büyük kısmını ekran karşısında geçiren biri olarak şunu net söyleyebilirim: İnsanlar bir markayı sadece ürün olarak değil, kimliğini taşıyan bir yapı gibi görmeye başladıkça bu tür sorular daha da sıklaşıyor. Kent ismi tek başına bile birçok kişide farklı çağrışımlar yaratıyor. Kimine göre eski Amerikan sigara kültürü,…
Yorum BırakAkıcı Fikir Nehri Yazılar
Kemanın Notaları Nelerdir? Temelden Küresel Müziğe Uzanan Bir Yolculuk Kemanla ilk kez tanışan çoğu insanın aklında aynı soru belirir: Kemanın notaları nelerdir? Aslında bu soru sadece teknik bir merak değil; aynı zamanda müziğin evrensel diline açılan bir kapı gibi. Çünkü keman dediğimiz enstrüman, dünyanın neresine giderseniz gidin aynı fiziksel yapıya sahip olsa da, ona yüklenen anlam, kullanılan notalar ve icra biçimi kültürden kültüre ciddi şekilde değişiyor. Bursa’da yaşarken bir yandan Türkiye’deki müzik kültürünü, bir yandan da dünya müzik sahnesini takip eden biri olarak şunu çok net söyleyebilirim: Keman, sadece klasik batı müziğinin değil, aynı zamanda Anadolu’dan İrlanda’ya, Hindistan’dan Amerika’ya kadar…
Yorum BırakKeklik Türleri Nelerdir? Doğa, Toplum ve Görünmeyen Eşitsizlikler Üzerine Bir Bakış Şehirden Doğaya Uzanan Gözlemler İstanbul’da sabah işe giderken metrobüste yan yana oturan insanların yüzlerine bakıyorum. Herkesin zihni başka bir yerde. Kimisi ekonomik kaygılarla, kimisi aile sorumluluklarıyla, kimisi de gündelik hayatta görünmez hale gelen başka bir yükle meşgul. Çalıştığım sivil toplum kuruluşunda özellikle doğa koruma, kırsal kalkınma ve toplumsal eşitlik konularına temas ettiğim için, şehirdeki bu kalabalık bana yalnızca insan yoğunluğu gibi gelmiyor. Her birey, kendi “ekosisteminde” yaşam mücadelesi veriyor gibi. Belki de bu yüzden, “Keklik türleri nelerdir?” sorusu ilk bakışta biyolojik bir merak gibi görünse de benim için çok…
Yorum BırakTimsahın İngilizcesi Ne Demek? Kelimeden Fazlası Olan Bir Çevirinin Hikâyesi “Timsahın İngilizcesi ne demek?” sorusunu ilk duyduğumda itiraf edeyim, aklıma bir dil bilgisi problemi değil de daha çok çocukluk anılarım geldi. Ankara’da büyürken hayvanat bahçesine yapılan okul gezilerinde o devasa camın arkasında hareketsiz duran timsahları izlerdik. Birisi mutlaka “bu crocodile mı alligator mı?” diye sorardı, öğretmen de konuyu geçiştirirdi. O günlerde bunun sadece bir kelime karşılığı olmadığını anlamamız imkânsızdı tabii. Bugün ekonomi mezunu biri olarak veriyle, tablolarla, grafiklerle uğraşırken bile bazı kelimelerin basit çevirilerden ibaret olmadığını daha iyi görüyorum. “Timsahın İngilizcesi ne demek?” sorusu da tam olarak böyle bir şey.…
Yorum BırakKaşmir sıcak tutar mı? Bir kışın içinde kalan hikâye Hoze olarak bu yazımızda “Kaşmir sıcak tutar mı” konusunu masaya yatırıyoruz. Keyifli okumalar! Kayseri’nin kışı başka olur. Bunu dışarıdan gelen biri “soğuk şehir” diye özetler geçer ama burada yaşayan bilir; soğuk sadece hava değildir, bazen insanın içine de işler. O sabah da öyle bir sabahtı. Camın arkasındaki dünya bembeyazdı ve ben elimde yarım kalmış bir günlük sayfasıyla oturuyordum. “Kaşmir sıcak tutar mı?” diye yazmıştım sayfanın köşesine. Garip bir soru gibi duruyor ama o an benim için bir ceket meselesinden çok daha fazlasıydı. Bir hatıranın, bir vedanın ve içimde hâlâ tam kapanmamış…
Yorum BırakAnlatıların geçmişten bugüne taşınma biçimini anlamak, yalnızca tarihsel olayları değil, o olayların bugünkü dilde nasıl yeniden üretildiğini de kavramayı sağlar. “İstanbul Antalya kaç TL?” Sorusunun Tarihsel Bir Metin Olarak Okunması İstanbul ile Antalya arasındaki mesafeyi sorgulayan “İstanbul Antalya kaç TL?” ifadesi, yüzeyde modern bir ulaşım fiyatı sorusu gibi görünür. Ancak bu ifade, tarih boyunca değişen hareket rejimlerinin, ticaret yollarının, ulaşım teknolojilerinin ve toplumsal hayal gücünün bir yoğunlaşmış biçimi olarak da okunabilir. Bir fiyat sorusu, aslında insanın mekânla kurduğu ilişkinin ekonomik değil kültürel bir özetidir. Osmanlı Dönemi: Mesafenin Para ile Değil Zaman ile Ölçüldüğü Çağ Osmanlı İmparatorluğu döneminde İstanbul’dan Antalya’ya uzanan…
Yorum Bırakİshale kibarca ne denir? Dilin, bedenin ve zihnin kesiştiği görünmez alan İnsan davranışlarını anlamaya çalışırken en çok dikkatimi çeken şeylerden biri, bedenin en “doğal” süreçlerinin bile dil aracılığıyla yeniden şekillendirilmesidir. Bazı deneyimler vardır ki biyolojik olarak son derece sıradandır, fakat toplumsal bağlamda neredeyse birer “ifade mühendisliği” gerektirir. Sindirim sistemiyle ilgili durumlar da bunlardan biridir. İnsanlar, özellikle de “ishal” gibi doğrudan ve bedensel çağrışımı güçlü bir durumu ifade ederken, çoğu zaman daha yumuşak, dolaylı ya da örtük ifadeler kullanır. “Mide rahatsızlığı”, “tuvalet problemi”, “sindirim bozukluğu”, hatta “pek iyi değilim” gibi ifadeler bu örtük dilin parçalarıdır. Peki neden? Bu sorunun cevabı yalnızca…
Yorum BırakMerhaba! Hoze sayfasında bugün “Kaç tane çay fabrikası var” konusunu tüm yönleriyle ele alıyoruz. Zeka Seven Ne Denir? Kavramın Dil, Duygu ve Toplum Arasında Değişen Anlamı Konya’da yaşayan 26 yaşında biri olarak, gün içinde hem mühendislik hesaplarıyla hem de sosyal bilimlerin insanı sorgulayan tarafıyla uğraşıyorum. Garip bir ikilik bu. Bir tarafta netlik arayan bir akıl var, diğer tarafta insanın karmaşasını anlamaya çalışan bir zihin. “Zeka seven ne denir?” sorusu da tam bu ikiliğin ortasında bir yerde duruyor aslında. İçimdeki mühendis hemen diyor ki: “Buna net bir tanım bulmalıyız.” İçimdeki insan tarafı ise gülümsüyor: “Belki de tek bir tanım yoktur.” Zeka…
Yorum Bırakİsâr Kavramına Psikolojik Bir Yaklaşım: Osmanlıca Bir Kelimenin İnsan Zihnindeki Yankısı İnsan davranışlarını anlamaya çalışırken çoğu zaman kelimelerin taşıdığı tarihsel yükü gözden kaçırdığım olur. Bir kavramın kökenine indikçe, sadece dilsel bir anlam değil, aynı zamanda insan zihninin nasıl düşündüğüne, nasıl hissettiğine ve nasıl seçimler yaptığına dair izler bulurum. Osmanlıca metinlerde karşıma çıkan “isâr” kavramı da bu türden bir zihinsel kapı aralıyor. Başkasını kendine tercih etmek, kendi ihtiyacından vazgeçip ötekine alan açmak… Bu davranışın sadece ahlaki bir ideal değil, aynı zamanda derin bir psikolojik süreç olduğunu düşündükçe konu daha da karmaşık hale geliyor. Çünkü burada hem bilişsel bir hesaplama, hem duygusal…
Yorum BırakBir Kelimeyi Ararken Başlayan Merak: “Kuzenin eş anlamlısı ne?” Bazı kelimeler vardır, günlük hayatın içinde sık sık kullanılır ama bir anda durup düşündüğünde karşısında net bir cevap bulamazsın. “Kuzen” de onlardan biri. Bir sohbetin ortasında, bir yazı yazarken ya da bir aile hikâyesini anlatırken zihne takılan o küçük soru belirir: “Kuzenin eş anlamlısı ne?” Bir anda çocukluk anıları gelir akla. Yaz tatillerinde aynı sofraya oturulan, bayram sabahlarında kapı kapı dolaşılan, bazen kardeş gibi büyüyen ama aslında “aynı çekirdek aile”den olmayan o insanlar… Ama dil, bu kadar tanıdık bir ilişkiyi bile tek bir kelimeyle her zaman açıklamaz. Bu yazı, tam da…
Yorum Bırak