Merhaba! Hoze sayfasında bugün “Kaç tane çay fabrikası var” konusunu tüm yönleriyle ele alıyoruz. Zeka Seven Ne Denir? Kavramın Dil, Duygu ve Toplum Arasında Değişen Anlamı Konya’da yaşayan 26 yaşında biri olarak, gün içinde hem mühendislik hesaplarıyla hem de sosyal bilimlerin insanı sorgulayan tarafıyla uğraşıyorum. Garip bir ikilik bu. Bir tarafta netlik arayan bir akıl var, diğer tarafta insanın karmaşasını anlamaya çalışan bir zihin. “Zeka seven ne denir?” sorusu da tam bu ikiliğin ortasında bir yerde duruyor aslında. İçimdeki mühendis hemen diyor ki: “Buna net bir tanım bulmalıyız.” İçimdeki insan tarafı ise gülümsüyor: “Belki de tek bir tanım yoktur.” Zeka…
Yorum BırakYazar: admin
İsâr Kavramına Psikolojik Bir Yaklaşım: Osmanlıca Bir Kelimenin İnsan Zihnindeki Yankısı İnsan davranışlarını anlamaya çalışırken çoğu zaman kelimelerin taşıdığı tarihsel yükü gözden kaçırdığım olur. Bir kavramın kökenine indikçe, sadece dilsel bir anlam değil, aynı zamanda insan zihninin nasıl düşündüğüne, nasıl hissettiğine ve nasıl seçimler yaptığına dair izler bulurum. Osmanlıca metinlerde karşıma çıkan “isâr” kavramı da bu türden bir zihinsel kapı aralıyor. Başkasını kendine tercih etmek, kendi ihtiyacından vazgeçip ötekine alan açmak… Bu davranışın sadece ahlaki bir ideal değil, aynı zamanda derin bir psikolojik süreç olduğunu düşündükçe konu daha da karmaşık hale geliyor. Çünkü burada hem bilişsel bir hesaplama, hem duygusal…
Yorum BırakBir Kelimeyi Ararken Başlayan Merak: “Kuzenin eş anlamlısı ne?” Bazı kelimeler vardır, günlük hayatın içinde sık sık kullanılır ama bir anda durup düşündüğünde karşısında net bir cevap bulamazsın. “Kuzen” de onlardan biri. Bir sohbetin ortasında, bir yazı yazarken ya da bir aile hikâyesini anlatırken zihne takılan o küçük soru belirir: “Kuzenin eş anlamlısı ne?” Bir anda çocukluk anıları gelir akla. Yaz tatillerinde aynı sofraya oturulan, bayram sabahlarında kapı kapı dolaşılan, bazen kardeş gibi büyüyen ama aslında “aynı çekirdek aile”den olmayan o insanlar… Ama dil, bu kadar tanıdık bir ilişkiyi bile tek bir kelimeyle her zaman açıklamaz. Bu yazı, tam da…
Yorum BırakMerhaba Hoze ziyaretçileri! Günümüzün konusu: “Kazakistan’da denize girilir mi”. Hazırsanız başlayalım! Kazakistan zengin bir ülke mi? Bozkırların ortasında yükselen bir ekonomi hikâyesi Ankara’da büyürken Orta Asya haritası hep biraz uzak, biraz da sisli gelirdi bana. Okulda “Türk Cumhuriyetleri” diye bir başlık geçer, Kazakistan’ın adı özellikle petrol ve bozkırla birlikte anılırdı. Yıllar sonra ekonomi okurken, veri setlerinin içinde Kazakistan’la yeniden karşılaştım. Bu kez bir ülke olarak değil, rakamlarla konuşan bir hikâye olarak. “Kazakistan zengin bir ülke mi?” sorusu da tam burada aklıma takıldı. Çünkü zenginlik dediğimiz şey tek bir sayıya sığmıyor. Bir yanda yer altı kaynakları, diğer yanda gelir dağılımı, şehirlerin…
Yorum BırakGeçmişi anlamak, bugünün şehir yaşamındaki en sıradan görünen uygulamaların bile aslında uzun bir toplumsal ve siyasal birikimin ürünü olduğunu fark etmeyi sağlar. Antalya’da Bayramda Ulaşımın Ücretsizliği: Güncel Bir Uygulamanın Tarihsel Arka Planı Kentsel kamusal hizmetlerin dönüşümü ve bayram geleneği Antalya’da bayram dönemlerinde toplu taşımanın ücretsiz olması, yalnızca güncel bir belediye kararı olarak okunamaz. Bu tür uygulamalar, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan kamusal alan anlayışının, şehirleşmenin ve sosyal devlet fikrinin geçirdiği dönüşümlerin bir sonucudur. Kamusal ulaşımın “bayramda ücretsiz olması” fikri, aslında toplumun ortak değer üretme biçimlerinin modern şehir yönetimine yansımasıdır. Tarihsel bağlamda bayramlar, yalnızca dini ritüeller değil, aynı zamanda sosyal eşitliğin geçici olarak…
Yorum BırakEğin Dedikleri Nerenin Türküsü? Bir Yörenin Ötesine Taşan Hafızanın İzleri Eğin dedikleri nerenin türküsü? Bu soru, ilk bakışta basit bir coğrafya merakı gibi duruyor. Ama işin içine biraz kulak kabartınca, mesele sadece bir yer adı olmaktan çıkıyor; hafıza, göç, ağıt, aşk ve toplumsal dönüşüm birbirine karışıyor. Ben de Konya’da yaşayan 26 yaşında biri olarak, bu türkünün peşine düşerken kendimi sürekli iki farklı zihinsel mod arasında gidip gelirken buluyorum. Bir tarafım mühendis gibi “veri nerede, kaynak ne diyor?” diye soruyor, diğer tarafım ise “bu ses neden içime dokunuyor?” diye susturulamıyor. Eğin Dedikleri Nerenin Türküsü? Coğrafyanın Net Cevabı En temel ve en…
Yorum Bırakİnsanların kritik anlarda verdikleri tepkileri izlemek, özellikle de sağlık ve yaşam söz konusu olduğunda, zihnin nasıl çalıştığına dair en güçlü ipuçlarını sunar. Yoğun bakım gibi yüksek stresli bir ortamda hem hasta yakınlarının hem de toplumun “ücret” kavramına yüklediği anlam, yalnızca ekonomik bir mesele değildir; aynı zamanda algı, kaygı, adalet duygusu ve bilişsel çarpıtmaların iç içe geçtiği bir psikolojik alandır. Bir hastanın yoğun bakıma alınması haberi çoğu zaman zaman algısını bozar. Dakikalar uzar, belirsizlik artar, kontrol hissi azalır. Böyle bir ortamda “yoğun bakım hastalarından ücret alınır mı?” sorusu bile teknik bir merak olmaktan çıkar, zihnin güvenlik arayışının bir parçasına dönüşür. İnsan…
Yorum BırakEn büyük Türk ülkesi hangisidir? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Okuma Kavramsal Çerçeve: “En büyük” ne anlama geliyor? “En büyük Türk ülkesi hangisidir?” sorusu ilk bakışta basit bir coğrafya sorusu gibi görünse de, içine girildiğinde oldukça katmanlı bir tartışmaya dönüşüyor. “Büyüklük” dediğimiz şey yalnızca yüzölçümü mü, nüfus mu, ekonomik güç mü, yoksa kültürel etki mi? Bu soruyu tek bir ölçüte indirgediğimizde, aslında birçok görünmezliği de beraberinde üretiyoruz. Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan geniş Türk dünyası içinde farklı ülkeler, farklı toplumsal deneyimler barındırıyor. Coğrafi olarak bakıldığında Kazakistan en geniş yüzölçümüne sahip Türk ülkesi olarak öne çıkarken, Türkiye nüfus, ekonomik…
Yorum BırakBir Sabah Kayseri’de Sessiz Bir Başlangıç Sabahın erken saatleri… Kayseri’nin o kendine has serinliği mutfağın içine kadar sızmıştı. Perdelerin arasından giren solgun ışık, tezgâhın üzerinde donuk bir şekilde duran su ısıtıcısına vuruyordu. O an fark ettim; aslında evdeki her şey biraz yorgun görünüyordu. Ben de öyleydim. Gece boyunca uyuyamamıştım. Günlük defterimi açıp uzun uzun yazmış, sonra sayfaların arasında kaybolmuşum gibi hissederek kapağı kapatmıştım. İçimde bir ağırlık vardı; sanki anlatamadığım şeyler mutfağın duvarlarına sinmişti. Su ısıtıcısını elime aldığımda içimde küçük bir hayal kırıklığı büyüdü. İç yüzeyinde beyaz, sert tabakalar vardı. Kireç… Ne kadar temizlersem temizleyeyim geri gelen o inatçı izler. O…
Yorum Bırakİnsanların dünyayı anlama biçimleri çoğu zaman bilimsel kavramlarla toplumsal deneyimlerin iç içe geçtiği bir yerde başlar. Basit bir kimya sorusu gibi görünen “Na hangi değerliği alır?” ifadesi bile, biraz yakından bakıldığında yalnızca bir elementin davranışını değil, toplumsal ilişkilerin nasıl kurulduğunu düşünmek için bir metafora dönüşebilir. Çünkü bazen bir atomun eğilimi, bir toplumun eğilimlerini anlamak için beklenmedik bir pencere açar. Na hangi değerliği alır? Temel Kavramdan Toplumsal Okumaya Bugünkü konumuz Na hangi değerliği alır. Hoze olarak bu başlığı yakından incelemeye başlıyoruz. Sodyum (Na), periyodik tabloda 1A grubunda yer alan bir elementtir ve kimyasal olarak en bilinen özelliği +1 değerlik almasıdır. Yani…
Yorum Bırak