Köpeğin Ağzı Nasıl Bağlanır?
Kayseri’nin o soğuk sabahlarında, yağmurun tıpkı bir şarkı gibi pencereme vuruşunu dinlerken, hayatımın en karmaşık anlarından birine doğru adım atacağımı bilmiyordum. O gün, köpeğimle yaşadığım bir olay, bana hayatı ve duyguları çok farklı bir yerden düşündürttü. “Köpeğin ağzı nasıl bağlanır?” diye sordum kendime o an. Basit bir soru gibi gelebilir, ama içinde bir sürü duygu ve kafa karışıklığı barındıran bir soruydı. Birçok şeyi sorguladım, ama sonunda biraz daha olgunlaşarak çıktım o olaydan.
O An, O Duygular
Bir sabah, Efe isminde bir köpeğim var. Küçükken aldım, bir arkadaşımın önerisiyle. O kadar tatlıydı ki, her şeyiyle beni büyülemişti. Hemen bana bağlandı, ben de ona. Ama bir sabah, işler hiç beklediğim gibi gitmedi. Efe’nin ağzını bağlamak zorunda kaldım. Bunu yaparken içinde bir huzursuzluk vardı. Nasıl anlatacağım bilmiyorum, ama o anda ağzının bağlanması gereken bir şey var mıydı? Gerçekten buna ihtiyacı var mıydı? O gün bir şeyleri doğru yapmam gerektiğini düşündüm. Ve evet, o anda ağzını bağlamak zorundaydım. Ama neden?
Bir Hata ve Farkındalık
Efe’nin davranışları son zamanlarda biraz farklılaşmıştı. O eski sakin hali yerini, havlayarak dışarı çıkmaya çalışan, her şeyi parçalamak isteyen bir köpeğe bırakmıştı. Ne zaman köpekleri gezdirse, herkese sinirli bir şekilde havlıyordu. Başta bunun geçici bir şey olduğunu düşündüm. Ama geçmedi. Sonunda, bir gün evdeki misafire doğru hırlamaya başladı ve bana bir şeylerin yanlış olduğunu fark ettirdi. Bu, beni korkuttu. İleriye doğru daha büyük sorunlar yaşamadan bu durumu çözmeliydim. Bir anda içimde bir çözüm arayışı, bir çözüm ihtiyacı doğdu. Ve o an, köpeğimin ağzını bağlama fikri geldi aklıma.
İçimdeki Duygular
Bir köpeğin ağzını bağlamak, ilk başta soğukkanlı bir çözüm gibi gözükebilir. Ama işin içine duygular girmeye başlayınca, her şey değişti. Efe’yi seviyorum, ama onu bu şekilde görmek istemiyorum. Birinin ağzını bağlamak, o kişinin (veya canlının) özgürlüğünü kısıtlamak gibi bir şey. Bunun, bir hayvana yapılacak en son şey olması gerektiğini düşünüyorum. Ama bir de gerçek var; eğer bu adımı atmazsam, belki daha büyük sorunlarla karşılaşacağım. Ve belki Efe, bana zarar vermek istemiyor ama davranışları değişiyor, onun da bu düzene alışması gerekebilir.
Köpeğin ağzını bağlamak bir çözüm mü? İlk başta bir çözüm gibi görünsede, daha sonra düşündükçe, bu konuda ne kadar emin olamadığımı fark ettim. İçim bir türlü rahatlamadı. Ama sonra fark ettim ki, belki de bu sadece geçici bir şeydi. Zaten her şeyin geçici olduğunu bilmek, biraz rahatlatıcıydı. Bir süreliğine Efe’yi sakinleştirip, bir çözüm bulana kadar onunla daha sağlıklı bir ilişki kurabilirdim. Bu düşünceler içimde yankılandı. Bir yandan onun huzurunu düşünürken, diğer yandan yapmam gerekeni düşündüm. Gerçekten bir çıkış yolu vardı. Ama içimdeki korkular bir türlü geçmedi.
Sonra Ne Oldu?
İlk başta zorlandım. Efe, bir anda durduğu yerden başını salladı ve gözlerindeki o masum ifadeyle bana bakarken, ben ona ne kadar acı verdiğimi düşündüm. Gerçekten de bazen insan çözüm bulmak adına doğru olduğunu düşündüğü şeyleri yapar, ama sonrasında ne kadar doğru olduklarını sorgular. Efe’yi sakinleştirip, onu bir süreliğine odasına yerleştirdiğimde, işte o an gerçekten huzur buldum. Ama o huzur, ne yazık ki kalıcı değildi. Bir sonraki adımda ona gerçekten yardımcı olabilecek miydim? Ya da belki, onun bu şekilde davranmasının arkasındaki sebepleri daha derinlemesine keşfetmeliydim? O an, sadece geçici bir çözüm bulmak, bu soruyu daha da büyütmeme neden oldu.
Öğrendiklerim
Köpeğimin ağzını bağlamak bana çok şey öğretti. Bazen, hayatın getirdiği zorunluluklarla bir şeyler yapmak zorunda kalıyoruz. Ama önemli olan, o zorunluluğun ardında ne olduğunu anlamak. Her çözüm geçici olabilir. Ama bu geçici çözümler, insanı veya canlıyı daha iyi bir noktaya taşımak için atılmış bir adım olmalı. Efe ile ilişkimizde, onun ihtiyaçlarına daha çok odaklanmalıyım. Belki bir psikolojik destek alması gerekiyor ya da belki daha fazla egzersize ihtiyacı var. Kim bilir, belki de köpeğimin ağzını bağlamak, onun en çok ihtiyaç duyduğu çözüm değildi. Ama o anda, doğru olan buydu. Bu, bana hayatın ne kadar karmaşık olduğunu ve bazen en iyi çözümün, sadece geçici bir adım atmak olduğunu öğretti.