Aşil Tendonu Ameliyat Olmazsa Ne Olur? Bir Genç Yetişkinin Hikayesi
Kayseri’de, sabahtan akşama kadar iş, okullar, kalabalık caddeler… Her şeyin, her şeyin bir düzen içinde olduğu, ama içimde bir eksiklik hissettiğim günlerden birinde, beklemediğim bir şey oldu. Gerçekten de hayatta her şeyin bir zamanı varmış ve o zaman bir anda geldi. Aşil tendonu, bir sabahın erken saatlerinde bacaklarımda bir sancı gibi kendini hissettirdi. O kadar tanıdık bir acıydı ki, çok geçmeden ne olduğunu anlamam çok uzun sürmedi. Bir sporcunun sıklıkla karşılaştığı o ünlü sakatlık: Aşil tendonu kopması… Ama bir soru vardı kafamda: “Aşil tendonu ameliyat olmazsa ne olur?”
Başlangıç: Acı ve Hayal Kırıklığı
O gün, sabah koşumdan sonra, bacağımda bir ağrı hissettim. İlerleyen saatlerde, bu ağrı sanki bir yerden beni izliyordu, durmadan peşimi bırakmıyordu. Kayseri’deki soğuk havalar, her adımımda bacağımı daha da zorlaştırıyor gibiydi. Bütün gün boyunca, o rahatsız edici hisle savaştım. İşe gitmek zorundaydım, ama her adımda bir şeyler eksikti. Artık farkındaydım, bir şeylerin yanlış gitmeye başladığının. Çalıştığım ofiste saatler geçtikçe, ağrı dayanılmaz hale geldi. Akşam olunca, kendi kendime kararımı verdim: bir doktora görünmeliyim. Ama o an bile bir belirsizlik vardı. Acaba ne olacak? Beni bekleyen şeyin ne olduğunu bilmeden korkularım giderek arttı.
Doktorun Sözleri: Gerçekle Yüzleşmek
Bir hafta sonu, sonunda bir ortopedi uzmanına gittim. Beni muayene eden doktor, çok da nazik değildi aslında. Bana bakarak, “Aşil tendonu kopmuş,” dedi. O an ne hissettiğimi hatırlamıyorum. Kalbim duracak gibi olmuştu. Çünkü o cümle, aslında bir hayatın sonu gibiydi. Koşu, yürüyüş, spor… Hayatımın büyük bir kısmı, hareket etmekti. Şimdi her şey değişecekti. “Ameliyat olması gerekir,” dedi doktor, “Eğer yapmazsanız, bacağınızda kalıcı hasar oluşur. Yavaşça yürümek bile çok zorlaşabilir.”
O an hayatımda hiç böyle bir karar almak zorunda kalmamıştım. “Ameliyat mı? Ama ben zaten genç biriyim, ne kadar süre iyileşirim?” diye düşündüm. Geleceği düşünmek, umut etmek, hayal kurmak… Ama bir yandan da sürekli korku. Eğer ameliyat olmasam, bir daha yürüyemeyecek miyim? Ya da daha da kötüsü, hayatımın geri kalanını hep bu acıyla mı geçireceğim? Doktorun söyledikleri beni derinden sarmıştı, ama sormak zorundaydım: “Aşil tendonu ameliyat olmazsa ne olur?”
Bir Adım Daha: Umut ve İkilem
Kayseri’nin soğuk, gri havasında o kadar çaresiz hissediyordum ki, evde oturup her şeyi düşündüm. Yine o sabahları antrenman yapmayı hayal ediyordum, koşarak güne başlamak. Oysa şimdi, her şey değişmişti. Ameliyat olmak, iyileşmek, yeniden başlamak… Tüm bunlar bana ne kadar uzak görünüyordu. Ama bir ses, içimde hep yankılandı: “Yapmazsan, her şey kaybolur.”
Bu yüzden doktorun söylediklerini düşünerek, kararımı verdim. Ameliyat olmalıydım. Çünkü bir tek o zaman eski halime dönebilirdim. Tabii ki, ameliyatın ardından iyileşmek bir süreçti, ama her şeyden önce şunu biliyordum: bir adım atmak, bir şeylerin değişmesi demekti. Bu, hayatımın dönüm noktalarından biriydi. Ama o korku… Yine o korku… Her şeyin daha da kötü olmasından korkuyordum. Ama sonunda, iyileşebilmek için bu adımı atmak zorundaydım.
Gerçekle Yüzleşmek: İyileşme Süreci
Ameliyat günü geldiğinde, Kayseri’nin o soğuk sabahında hastaneye gitmek gerçekten zor oldu. Bacağımda bir umut vardı, ama aynı zamanda korkularım da fazlasıyla büyümüştü. O kadar çok soru vardı kafamda… Gerçekten iyileşebilir miyim? Acı hala devam eder mi? Ama ameliyatı oldum. Günler geçtikçe iyileşmeye başladım. O kadar zordu ki, her gün biraz daha sabırlı olmayı öğrenmek. Adım attıkça, her şeyin yavaş yavaş geri geldiğini görmek… Başka birisi için belki sıradan bir şeydi ama benim için bir mucizeydi.
İyileşme süreci uzun sürdü. Ama sonunda, yürümek, koşmak, hayatı tekrar hissetmek… Gerçekten ne kadar değerli olduğunu fark ettim. Aşil tendonu ameliyatı olmazsa, hayatımda her şeyin çok farklı olabileceğini artık biliyorum. Belki de bu, yaşadığım en büyük derslerden biriydi. Gerçekten, hareket etmek, her şeyin bir parçasıydı. O yüzden, bazen en zor kararları almak, bir insanı gerçekten yaşatır.