Karamürsel İl mi İlçe mi? Toplumsal Cinsiyet ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Kent Hikâyesi “Bir yer sadece haritadaki bir nokta değildir; orası kimliğimizin, aidiyetimizin ve toplumsal ilişkilerimizin bir parçasıdır.” Bu söz, yıllar önce Karamürsel’de doğmuş yaşlı bir kadının bana söylediği cümleydi. O an fark ettim ki, bir yerin il mi ilçe mi olduğu sorusu aslında sadece idari bir tanım değildir; aynı zamanda tarih, kimlik, temsil ve sosyal adalet meselesidir. Bugün bu soruya birlikte bakarken, yalnızca bir coğrafi gerçeği değil, aynı zamanda toplumsal dinamikleri de tartışalım. Karamürsel Nerede? Tarihi ve Coğrafi Kimliği Karamürsel, Kocaeli iline bağlı bir ilçedir. Marmara Bölgesi’nin kuzeybatısında,…
6 YorumEtiket: bir
Hüküm Koyan Kişiye Ne Denir? Antropolojik Bir İnceleme Antropoloji, insan kültürlerinin çeşitliliğini anlamaya çalışan bir bilim dalıdır. Her topluluk, kendine özgü ritüeller, semboller ve normlarla var olur. Bu kültürel yapıların içinde, toplumları yönlendiren, kararlar veren ve sonuçlara hükmeden kişiler de bulunur. Hüküm koyan kişiye ne denir? sorusu, sadece dilin bir sorusu değil, toplumların güç, otorite ve kimlik anlayışlarını anlamak için önemli bir kapıdır. Bir antropolog olarak, farklı kültürlerdeki otorite figürlerine ve bu figürlerin nasıl şekillendiğine bakmak, bizi insanın toplumsal yapısına dair derin bir keşfe çıkarır. Ritüellerin ve Sembollerin Gücü: Hüküm Koyan Kişiler Toplumların tarihsel süreçlerinde, hükümler genellikle toplulukların düzenini sağlamak…
8 YorumHususiyet Ne Demek Edebiyat? Anlatının Gücü ve Edebiyatın Dönüştürücü Etkisi Üzerine Bir İnceleme Bir edebiyatçı olarak, kelimeler bana her zaman büyülü bir güç gibi gelmiştir. Onlar, dünyayı sadece anlamak değil, dönüştürmek için de kullanabileceğimiz araçlardır. Anlatılar, bir halkın tarihini, kültürünü ve duygularını taşır; karakterler, toplumun gölgesinde yaşamın karmaşasına dair derin ipuçları sunar. Edebiyat, kendini tanımak ve dünyayı anlamak için bir yolculuk, aynı zamanda bir arayıştır. Bu arayışta, dilin ve kelimelerin büyülü gücü, insanın içsel evrenini keşfetmesine olanak tanır. Bu yazıda, “hususiyet” kelimesini edebiyat perspektifinden ele alacak, metinler, karakterler ve temalar aracılığıyla bu kelimenin derin anlamlarını keşfedeceğiz. Hususiyet Nedir? Dilin ve…
8 YorumBazı konular vardır ki, tek bir cevabı yoktur. Onlara ne kadar farklı gözle bakarsak o kadar çok anlam buluruz. Bugün tam da böyle bir konuyu konuşacağız: Janus. Roma mitolojisinin en merak uyandıran figürlerinden biri olan bu tanrı, kimilerine göre yalnızca başlangıçların sembolü, kimilerine göreyse zamanın ve insan doğasının ta kendisidir. Peki Janus gerçekten kimdir? Gel, bu soruya farklı bakış açılarıyla birlikte yanıt arayalım. İki Yüze Sahip Bir Tanrı: Janus’un Sırrı Janus, Roma mitolojisinde kapıların, geçişlerin, başlangıç ve sonların tanrısı olarak bilinir. İki yüzü vardır: biri geçmişe, diğeri geleceğe bakar. Bu çift yüzlülük onu diğer tanrılardan ayırır; çünkü Janus zamanın akışını,…
12 YorumHozan Beşir Nerede? Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Üzerine Pedagojik Bir Bakış Bir eğitimci olarak her zaman şuna inanmışımdır: Öğrenmek, sadece bilgi edinmek değil, aynı zamanda bir dönüşüm sürecidir. İnsanlar, bilgiyi sadece almazlar, onu içselleştirir, kendi hayatlarına entegre eder ve bu süreç, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde önemli değişimlere yol açar. Ancak bu dönüşümün en etkili şekilde gerçekleşebilmesi için doğru öğrenme ortamlarının ve pedagojik yaklaşımların kullanılması gereklidir. “Hozan Beşir nerede?” sorusu da aslında bir anlam arayışının ve kültürel öğrenmenin peşinden gitmenin bir örneğidir. Bugün, bu soruyu öğrenme teorileri, pedagojik yöntemler ve bireysel/toplumsal etkiler bağlamında inceleyerek, eğitim süreçlerinin ne kadar dönüştürücü olabileceğini…
6 YorumHollandaca “Sizi Seviyorum” Ne Demek? Bir Dilin Geçmişi ve Toplumsal Dönüşümleri Üzerine Bir Bakış Geçmişi anlamak, insanlık tarihindeki büyük değişimleri görmek ve bu değişimlerin bugünümüzle nasıl bağ kurduğunu keşfetmek, bir tarihçi için vazgeçilmez bir görevdir. Bugün, günlük hayatımızda sıkça kullandığımız bir ifadeyi, “sizi seviyorum” ifadesini, Hollanda’daki köklerine kadar inceleyeceğiz. Peki, bu ifadenin dilde ve toplumda nasıl bir evrim geçirdiğini, tarihsel süreçte hangi kırılma noktaları ve toplumsal dönüşümlerle şekillendiğini hiç düşündünüz mü? Gelin, bu soruya yanıt ararken geçmişten günümüze bir yolculuğa çıkalım. Hollandaca “Sizi Seviyorum” İfadesinin Temelleri Hollandaca, Batı Cermen dillerinden biridir ve Almanca, İngilizce gibi dillerle aynı kökeni paylaşır. Hollanda’da…
12 YorumHindi Yavrusu Kaç Günde Çıkar? Bir Antropolojik Bakış Kültürlerin çeşitliliği, insanın doğa ile ilişkisini şekillendirir. Antropolog olarak, kültürlerin bir araya geldiği bu evrende, insanlar arasındaki etkileşimlerin ve doğayla olan bağlarının ne kadar derin olduğunu görmek, insanlık tarihini anlamamıza yardımcı olur. Bu anlamda, bir soru sormak oldukça basit görünse de, bizi oldukça derin bir keşfe çıkarabilir. Örneğin, “Hindi yavrusu kaç günde çıkar?” gibi bir sorunun cevabını, sadece biyolojik bir süreç olarak görmek, bu sorunun kültürel, toplumsal ve sembolik yönlerini göz ardı etmek olurdu. Birçok kültür, doğanın döngüsünü anlamaya çalışırken, özellikle hayvancılık ve tarımda karşılaşılan bu gibi doğal olaylara anlam yüklemiş, onları…
12 Yorum“Biz Karşıyakalıyız” Ne Demek? — Aidiyetin Gücü mü, Ayrıcalığın İncelikli Maskesi mi? Bu yazı, “Biz Karşıyakalıyız” ifadesinin arkasındaki gurur, dayanışma ve yerel kimlik duygusunu; aynı zamanda olası dışlayıcılık, sınıfsal kodlar ve romantize edilmiş nostaljinin kör noktalarıyla birlikte eleştirel biçimde tartışır. Slogan Gibi Yaşamak: “Biz Karşıyakalıyız”ın Samimi ve Sarsıcı Yüzü İtiraf edelim: “Biz Karşıyakalıyız” cümlesi kulağa iyi geliyor. Bir vapur düdüğü, çarşının ritmi, sahilde günbatımı ve yeşil-kırmızının iç ısıtan çağrışımı… Hepsi bu cümlenin içine sızıyor. Ama tam da bu yüzden soralım: Bu ifade, ortak bir sorumluluk çağrısı mı, yoksa kabuğuna çekilen bir aidiyet kalkanı mı? Gurur verici bir yerel kimlik inşa…
6 YorumBelirtili İsim Tamlaması: Dilin Kuralı mı, Algının Yansıması mı? Türkçe’nin en temel yapı taşlarından biri olan belirtili isim tamlaması, ilk bakışta sadece bir dilbilgisi konusu gibi görünür. Ama gelin görün ki mesele sadece gramerle sınırlı değildir. Çünkü insanlar dil kurallarına bile kendi bakış açılarıyla yaklaşır: Kimimiz bunu net tanımlar ve kurallarla açıklar, kimimiz ise anlamın, duygunun ve toplumsal etkilerin izini sürer. Peki bu iki yaklaşım birleştiğinde ortaya nasıl bir tablo çıkar? Hadi gelin, birlikte keşfedelim. Belirtili İsim Tamlaması Nedir? Temel Tanım Önce temel bilgiyi netleştirelim: Belirtili isim tamlaması, bir ismin başka bir isimle iyelik eki aracılığıyla kurduğu tamlama türüdür. Bu…
10 YorumBaykuş Cinsiyeti Nasıl Anlaşılır? 🦉 — “Erkek mi Dedi, Dişi mi Gagladı?” Giriş: Gecenin Bilgeleri Arasında Cinsiyet Krizi Düşünsene… Gecenin bir yarısı, pencerenden içeri doğru kocaman gözleriyle bakan bir baykuş var. Korkudan donakalıyorsun ama aklındaki asıl soru: “Bu şimdi erkek mi, dişi mi?” 🤔 Çünkü biz insanlar olarak tür ayırt etmekte ustayız ama iş cinsiyet belirlemeye gelince… hele ki konu baykuş olunca, tam anlamıyla kafamız karışıyor. Baykuş dünyası öyle karmaşık ki, erkeklerin “stratejik planlama” yaklaşımı bile burada işe yaramıyor. Kadınların “empatik bakış açıları” desen, o da fiyasko. Yani kısaca: Baykuşun cinsiyetini anlamak için CSI ekibi gibi çalışmanız gerekebilir. Gelin bu…
14 Yorum